PKK Resmi İnternet Sitesi

HPG Resmi Sitesi

Gerilla TV

HPG Wêne

Savaşmak İçin Geldik, Geri Adım Atmayacağız

Sorxwin arkadaşla aynı yöredeniz. Yalnız onunla dağda tanışma fırsatım oldu.  Farqin’de hiç görmemiş olsam da adını duymuştum. Özellikle bazı yönlerinin ilgi çektiği söyleniyordu. Sistemdesorxwin leyla_karsu12 olmasına rağmen bir Kürt kızı gibi yaşamasını biliyordu. Onu tanıdıktan sonra gördüm ki gerçekten Kürt Kızı deyimi ona yakışıyordu. Toprağına bağlı gerçek bir yurtseverdi. İşte o bu yanını her açıdan göstermesiyle biliniyordu. Sistemdeki genç kızların ilgi gösterdiği, hoş görünen şeyler Sorxwin arkadaş için bir ölçü değildi. En basitinden şunu ele alabiliriz; isteyeni, görücüleri çok çok fazlaydı. Ama Sorxwin arkadaşın aklından asla evlilik geçmiyordu. Kim gelirse gelsin, konumu ne olursa olsun Sorxwin evlenmeyeceğim diyordu. Gerillaya katılacağım iddiası vardı. Parti çalışmalarında yer alıyordu. Bu bile ona yeterli gelmiyordu. Çünkü bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu ve yaptıklarının yetersiz geldiğini düşünüyordu. Bir çıkış yapma gereği hissediyordu. Birkaç etkinlikle veya sistem içinde verebileceği sınırlı mücadeleyle yeterli cevap olamayacağını biliyordu. 2011 yılında gerillaya çıkış yaptı.
Bazı insanlar vardır melek gibidirler, Sorxwin arkadaş için de bu rahatlıkla belirtilebilir. Meleklerin bazı özellikleri vardır: İnsanları kırmazlar, incitmezler, herkese aynı yaklaşırlar. Herkese aynı sevgiyi verirler. Şehit Sorxwin böyleydi. Özellikle kadın ortamında bu karakteri çok açığa çıkıyordu. Belki yeni katılmıştı. Belki örgütü fazla tanımıyordu. Ama kendi cinsini seviyordu, kendi cinsiyle beraber olma, onunla yoldaşlık etme isteği güçlüydü. Çünkü bunun Önderlik için, Önderliğe layık olmak için gerekli bir durum olduğunu düşünüyordu. Kaldı ki bu HevalSorxwin’in özünde de vardı. Yakındı bize, yakındı kadına.
Onunla kaldığım kısa dönem benim açımdan çok anlamlıydı. Ölçülü bir arkadaştı, sevgi doluydu. Sorxwin arkadaş yanında olduğu sürece asla sıkılmazdı insan. Güler yüzlüydü, yanında olmaktan herkes keyif alırdı. İnsanları sıkan, boğucu, çözümsüz biri değildi. Her zaman çözüm gücüydü, bir çekim merkeziydi.
Heval Sorxwin’in bazı özellikleri vardı ki çok belirgin özelliklerdi. Bu özellikler onda yerleşikti, süreklilik kazanmıştı. Gülmenin bir insana bu kadar yakıştığını görmemiştim. Erzurum eyaletinde kaldığımız günlerde onunla bolca sohbet etme olanağım oldu. En çok dikkatimi çeken sisteme öfkesiydi. Geri sistem anlayışlarını kabul etmiyordu. Kültürüne oldukça bağlıydı. Bağlı olduğu değerlerdi, örneğin Kürt diline hayrandı. Kürtçe konuşmaktan taviz vermiyordu. Karşısında Türkçe konuşulsa karşılığını Kürtçe veriyordu. Yanındakileri Kürtçe konuşmaya teşvik ediyordu. Bir gün, “Sen niye böyle yapıyorsun?” diyesordum ve yakındım, “Biz fazla Kürtçe anlamıyoruz, zorlanıyoruz bu konuda.” Bana verdiği karşılık, “Biz bu dağlara niye çıkmışız, niye buradayız? Annemiz, babamız Kürt, yedi soyumuz Kürt. Katliamlara uğramışız, dilimiz yok ediliyor, yasaklanmış. Ben kendi dilimle bir de kendi yoldaşımla konuşmazsam bunun anlamı olur mu?” olmuştu. O sözlerini hâlâ düşünüyorum. O sözlerin etkileyiciliği karşısında yoğunlaşıyorum ve inanıyorum ki pek çok kişiyi de bu duruma sevk etti. Değerlerine bağlılık duygusu onda çok belirginlik kazanmıştı.
Doğayla da çok bütün, barışık bir insandı. Belki onun aileden gelme özelliği, toplumsal değerlerinden biriydi. Hepimizin olduğu gibi onun evinde de doğayla böyle bir uyum söz konusuydu. Duyduğuma göre çok geniş bir ailesi var. Ve evin en büyüklerinden biridir. Evi çekip çevirme, toprakla ilgilenme, ailesinin ihtiyaçlarını karşılama, tek tek bireylerin, kardeşlerinin dert ve sıkıntılarını çözme, ailesine yardımcı olma, bağ bahçe işleriyle ilgilenme gibi bir konumu vardı. Bu durum onun emekle yakından tanışmasını sağlamıştı. Birçok bitkiyi, çiçeği tanırdı. Bazılarının adını daha önce hiç duymamıştım. İnsanın içinden gelen, özünde var olan bir sevgiyle bunları biliyordu. Bazen asimilasyona uğradığımızdan söz ederiz. Fakat Sorxwin arkadaş pek çok yönüyle bütünlüklüydü. Tam olarak ifade etmesi güç. Ama onun bakışının çok farklı olduğunu söyleyebilirim. Doğaldı. En sade biçimde insan nasıl ifade edebilir bilmiyorum. Bir Kürdistanlı genç kızın doğallığına sahipti. Gerillaya katıldıktan sonra o doğallığını güçlendirdi. O doğallıkla gerilla yaşamına katılıyordu. Pratik zekâsı çok güçlüydü. Bazen yaşamda bizim fark etmediğimiz küçük ayrıntıları fark edip çözüm getiriyordu. Bir işle uğraştığını görüp “Sorxwin sen ne yapıyorsun?” dediğinizde, “Heval burada eksiklik var, ben tamamlamaya çalışıyorum” dediğini görüyordunuz. Hemen bir şey yaratıp buluyordu. Birlikteydik, yardımlaşıyorduk ama o öncülük yapıyordu. Yaşam yönü çok güçlüydü.

Erzurum’dan Dersim’e Ağustos 2011’de geçtim. Benim için uzun bir yolculuktu. Fakat güzel bir yolculuk oldu. Yol sürecinde beni gülümseten çok anım oldu. O yolculukta Sorxwin arkadaş da vardı. Sorxwin arkadaşla belli bir yere kadar gidebildik. Yol sürecinden kalan bir anı bugün de beni güldürür. Ben, Ş.Sorxwin, Ş. Ceylan, Ş. İsa, Ş.Aso arkadaşlarla birlikte birçok arkadaş vardı. ,Bazen kısa bir zaman diliminde birtakım şeyleri paylaşırsınız. Ama koşulların yoğunluğu o kısacık zamandan geriye yıllarca yaşasanız doldurulamayacak düzeyde güçlü anılar bıraktırır. İşte Sorxwin arkadaşla da zorlu koşullarda, güçlü paylaşımların olduğu böyle bir yerde karşılaşmıştık. Örneğin kışın yaklaştığı o soğuk günlerde ben ve Sorxwin arkadaş ortamızda Ceylan arkadaş olduğu halde bir uyku tulumunun altında uyumaya çalışmış, soğuktan uyuyamamıştık. İkimiz durmadan tulumu çekiştirmiş, yorgun düşüp sabaha doğru uykuya dalmıştık. Sabah baktık ki birbirimize sokularak ancak soğuğun etkisini kırabilmişiz. Tulumu çekiştirirken gülüyor, bunun bir anı olarak kalacağını biliyorduk. Böyle olunca üşümek, yorulmak önemsizleşiyor. Yolculuktan sonra moralli, coşkulu olmak, hâlâ espri yapabilmek bizim gibi yeni arkadaşlar için çok çok önemliydi. Üçümüz de yeniydik, yoruluyorduk ve zorlanıyorduk. O morali ben hevalSorxwin’den alıyordum. Onun coşkusunu paylaşıyordum.
Eğer yaşasaydı, müthiş bir gerilla olacaktı. Tüm arkadaşların görüşleri de bu yönlüydü. Fiziksel olarak da çok güçlüydü. Bir insan eğer düşüncesinde net ise yoğunlaşması bütünlüklüyse o fiziğine de yansır. Gerçekten çok güçlüydü, her anlamda güç de veriyordu. Kışın şehit düştüğünü öğrendim, beni çok çok etkiledi. Bir Sorxwin’i kaybetmek ağırdı. Her arkadaşta insan çok zorlanıyor, üzülüyor ama benim ilk tanıdığım, bu kadar güçlü bir arkadaşın bu kadar çabuk şehit düşeceği aklıma gelmezdi. Sorxwin arkadaşın bir isteği vardı, pek çok kez söylemişti: “Biz buraya savaşmak için geldik. Bu yolumuzdan asla geri dönmeyeceğiz, ne olursa olsun onurlu bir şekilde şehit düşeceğiz.” Söylediği gibi oldu. Düşmana karşı da savaştı, yaşamda da. Savaşın içerisine girdi, istediklerini yerine getirdi. Dediklerini yapmasının ona huzur verdiğini düşünüyorum. Emeğini verdi, sevgisini kattı ve Önderlik için sona kadar mücadele ederek kanını döktü. Bundan daha değerli bir şey olamaz.
Sorxwin arkadaş için belirtilebilecek daha çok şey olduğunun farkındayım. Önemli olan onun dilediği gibi yaşamasıdır. Nasıl istiyorsa öyle mücadele yürüttü. Onurlu bir şekilde şehit düştü. Unutulmayacak. Ondan çok şey öğrendim. Daha de öğreneceklerim var.

Mücadele Yoldaşı     
NudaAvaşin